Entries Tagged as ''

Hüseyin Avni Lifij. resimler

Hüseyin Avni Lifij (1886, Samsun - 2 Haziran 1927, İstanbul), Çerkes ressamdır. Simgeci (sembolist) bir yaklaşımla lirik resimler yapmıştır.

Resme ilgisi çocuk yaşlarda başladı. Doğumundan kısa bir süre sonra ailesi İstanbul’a geldi. Nümune-i Terakki Mektebi’nde (İstanbul Lisesi) eğitim gördüğü yıllarda ilk resimlerini yaptı. Kısa süre sonra Sanayi-i Nefise Mektebi’nde eğitim gördü, sonra Osman Hamdi Bey’in önerisi üzerine Şehzade Abdülmecit tarafından Paris’e gönderildi.

1909-1912 arasında, akademik anlayışta resimler yapan Fernand Cormon’un atölyesinde öğrenim gördü. Ancak bu atölyedeki katı kuralcı tutumu benimsemedi, simgeci Fransız ressam Puvis de Chavannes’ı kendine model aldı.

1912′de Osmanlı’ya döndü ve 1923′e değin çeşitli liselerde resim öğretmenliği görevinde bulundu. 1914-1918 arasında dönemi hükümetince Şişli’de kurulan bir atölyede Nazmi Ziya, Namık İsmail, Hikmet Onar ve İbrahim Çallı ile birlikte bir süre çalıştı, savaş resimleri yaptı. 1924′te sanayi-i Nefise Mektebi’nde öğretmen oldu. 1926′da bir ay Paris’te kaldı ve dekoratif sanatlar öğretimi ile ilgili incelemeler yaptı. İstanbul’a döndükten sonra aynı kurumda süsleme dersleri verdi.

Lifij romantik ve simgeci yaklaşımı ile 1910 kuşağı sanatçılarından farklı bir üslup geliştirmiştir. Daha çok akşam ışıkları içinde resimlediği manzaraları izlenimci (empresyonist) bir yaklaşımı anımsatsa da, bunlardaki doğa, İzlenimciler’in bilimsel renk çözümlemeleriyle baktıkları doğadan farklı, ışığın bur anlık değişimiyle yakalanan bir zaman kesitidir.

Lifij renkleri ustaca kullanarak ışığın gizemli etkisiyle şiirsel bir atmosfer yaratmıştır. Işığı renklere ayrıştırmasıyla izlenimci, özellikle büyük figürlü kompozisyonlarındaki kurgu ve desenleriyle akademik konuları ele alış biçimiyle de simgeci bir tutum içinde olmuştur. Ancak bütün bu özelliklerin bireşimi niteliğindeki resimi sonuçta daha çok simgecilere yaklaşır. Lifij yağlıboya çalışmalarının yanı sıra çok sayıda figür, yapı ve doğa desenleri de çizmiştir.

Filibe. resimler

Filibe (Bulgarca: Plovdiv), 600.000′e yaklaşan nüfusuyla Bulgaristan’ın ikinci büyük şehridir. Filibe ilinin idari merkezidir. Ayrıca Trakya’nın en önemli kültür merkezidir.

Roma, Atina ve İstanbul’dan önce kurulmuş olan şehrin tarihinde çok önemli ve birbirinden farklı olaylar vardır.

Mimari

Filibe şehri Osmanlı Devletinin Balkanlarda önem verdiği yerleşim yerlerinden biridir. Mimari olarak Türk-Osmanlı sivil mimarisi dikkat çeker. Ayrıca Cuma Camii (1363-1364) ve Şahabettin İmaret Camii (1444-1445) Camii mimarisi olarak günümüze ulaşan yapılardır.

Kalkan balığı. balık resimleri

Kalkan balığı (Psetta maxima), Scophthalmidae familyasına ait, gözleri vücudunun sol tarafında bulunan, ve sağ tarafı ile denizin tabanında yatan bir yassı balık türü.

Atlantik okyanusunun doğusunda kıyı yakınlarında, Akdenizde, Ege denizinde, Marmara denizinde ve Karadenizde, 20 ila 70 metre derinlikte yaşar. Denizin dibinde yaşıyan küçük balıklar, yengeçler ve diğer küçük deniz hayvanları ile beslenir. Nerdeyse tamamen yusyuvarlak olan bu pulsuz ve tüketicilerin sevdiği balık türü ortalama 50 ila 70 cm boyuna ulaşır. Boyu bir metreye ve ağırlığı 20 kiloya varmış olanları çok nadir tutulur.

Dişileri ilkbahar ve yaz boyunca, denizin 10-40 metre derinliğinde, kendi büyüklüğüne göre 10 milyon ila 15 milyon yumurta döker. Erkek balık bunları dölledikten 7-9 gün sonra bu yumurtalardan mekik şekilinde vücutları olan yavrular çıkar. Bu yavrular 8-10 cm boya ulaşana kadar ve metamorfozları başlayana kadar sığ sularda plankton ile beslenerek yaşarlar. Ancak sağ gözleri kafalarının sol tarafına doğru kaymaya başlayınca, ve yassılaşmaya başladıkları zaman derin sulara göç ederler. 5 yıl sonra kendileride çiftleşip üreyebilirler.

Balık baykuşu. balık resimleri

Balık baykuşu (Bubo zeylonensis), baykuşgiller (Strigidae) familyasından bir baykuş türüdür.

Büyük bir (55cm) baykuşdur. Üst parçaları, kırmızımsı kahverengidir, ayrıca siyah veya koyu kahverengi çizgileri vardır. Alt parçalar kahverengimsi sarı ve kahverengi çizgilidir. Boğazı beyazdır. Gözler sarı renktir. Kulakları çıkıktır. Eşeyler benzerdir. 1 ya da 2 yumurta bırakırlar. Başka kuşların eski yuvalarında ya da kaya çatlaklarında yaşarlar. Kuluçka süreleri 38 gündür. Yavrularını tüyleri çıkana kadar, yaklaşık 7 hafta beslerler. Geceleri gezerler. Genellikle balık ve kurbağalarla beslenirler. Ötüşü, yumuşak bir huphuphuphuphuphup veya gürültülü bir huhuhuhuhuhuhu şeklindedir.

Albert Edelfelt. resimler

Tam adı Albert Gustaf Aristides Edelfelt. Finlandiyalı Ressam

Babası Carl Albert Edelfelt mimardı. Ailesinin dostu olan Johan Ludvig Runeberg’in şiir dilini takdir ediyordu. Runeberg ile arkadaşlığı Edelfelt’i oldukça etkiledi. Resimlerine Finlandiya tarihini yansıtmaya başladı. Runeberg’in “The Tales of Ensign Stål” adlı kitabına özel resimler koydu. Runeberg’in bu kitabı epik şiirlerden oluşuyordu. Antwerpen’de (1873 - 1874), Paris’te (1874 - 1878) ve St. Petersburg’da (1881 - 1882) sanatla ilgili ders aldı.

Bir barones olan Ellan de la Chapelle ile evlendi. Ondan bir çocuğu oldu.

Edelfelt uluslar arası ün kazanan ilk Finlandiyalı ressamlardandır.

Direkli Kilise. resimler

Direkli Kilise, Aksaray’da inşa edilmiş bir kilise olup, içindeki kapıdan keşişlerin türbelerine ve kilisedeki görevlilerin ikametgahlarına gidilmektedir. Kilise üstündeki sütunlarda ikişer sıra halinde resimler vardır. Azizlerin ve havarilerin iki taraflarında kitabeler görülür. Bir manastır kilisesi olup XI. ve XIII. yüzyıllarda tarihlenmektedir.

Eşkina. balık resimleri

Eşkina, yerli bir balık türüdür, göç etmez. Belirli bir bölgeyi sahiplenir ve yaşamı boyunca buradan ayrılmaz. Alnından çıkan 1-2 cm çapındaki taştan ötürü halk arasında taş balığı olarak da bilinir. Endüstriyel avcılığı yapılamadıgı için balık lokantalarında levrekten sonra gelen balıktır. Avcılıgı Eylül ayında başlar ve Aralık ayının ilk haftası biter. Türkiye’de avı yasayla sınırlanmıştır.

MangAnime. resimler

İlk Türkçe manga ve anime dergisi. Derginin alt başlığı “Japon Animasyonu, çizgi romanı ve popüler kültürü dergisi” şeklindeydi. Derginin ismi, Japonca’da çizgi roman anlamına gelen manga ve çizgi film anlamına gelen anime kelimelerinin birleşiminden meydana geliyordu.

İstanbul’da Kiraz Çiçeği Yayıncılık tarafından yayınlanan derginin Sahibi Burak N. Aydın, Editörü Bülent Tellan’dı. Derginin Yazı Kurulunda ayrıca Onur Alparslan, Güneş Varel, Mustafa Özbiçer, Mutlu Binark ve Sadi Konuralp yer alıyordu.

Türkiye’de Anime ve manga tutkunlarına hitap eden derginin ilk sayısı Haziran 2003 tarihinde yayınlandı İlk sayının dosya konusu Spirited Away olan 48 siyah/beyaz sayfa ve renkli kapaktan oluşan derginin
diğer konu başlıkları ise şöyle: haberler, mecha garage, anime ve müzik, anime ve mangada sansür, Kore mangaları…

Derginin ikinci sayısı 2003 yılı Kasım ayında yayınlandı. Derginin ikinci sayısında oldukça detaylı bir şekilde hazırlanmış Neon Genesis Evangelion tanıtımı, “Çıplak Ayaklı Gen (Barefoot Gen)” üzerine bir analiz, Clamp incelemesi, Lone Wolf & Cub incelemesi ve fansublar gibi birçok konu yer alıyordu.

mangAnime dergisi telif haklarında yaşanan sorunlar yüzünden 2. sayısının ardından yayıncıları tarafından kapatıldı. derginin yazı kurulundan Onur Alparslan derginin kapanışı ile ilgili olarak şu açıklamayı yapmıştı:

“mangAnime dergisi tamamen kapanmıştır. Derginin kapanmasında diğer bir büyük etken Türkiye’dekinden çok farklı olan Japonya’nın telif hakları yasalarının çıkarmış olduğu ciddi sorunlar oldu. Japonya’daki telif yasalara göre dergide kullanılan her bir anime veya manga resmi için animenin veya manganın lisans sahibi olan şirketten ayrı bir yazılı izin (mesela dergide 40 resim varsa 40 ayrı izin) almak gerekmekte ve antlaşmalara göre bu yasalar Türkiye’yi de bağlıyor. Türkiye’deki lisans sahibi şirketlerden izin almada herhangi bir sorun olmamasına karşın maalesef Türkiye’de çok az sayıda anime’nin lisans temsilcisi bulunmakta. Bu kadar az sayıdaki anime ile 52 sayfalık sürekli yayınlanacak bir dergide maalesef doyurucu bir içeriğe sahip olmak imkansız. Bu nedenle Türkiye’de temsilcisi olmayan diğer anime ve manga’ların lisans sahibi şirketlerine ulaşmak için ciddi bir çalışma yürütüldü. Şirketlerle bağlantı kurulmaya çalışıldı. Ayrıca Japonya’nın Türkiye’deki resmi ve ticari temsilcilikleriye görüşmeler yapıldı. Maalesef şirketlerin hiçbiri yanıt vermedi. Japonya’nın Türkiye’deki resmi ve ticari temsilcilikleri de maalesef yardımcı olamadılar. Ayrıca görüştüğümüz temsilciler Japonya’daki telif yasalarına göre dergi yazarlarına şirketlerin Japonya’da dava açılabileceğini, şirketlerin bunu yapmaktan çekinmediklerini ve bunun ciddi sorunlar doğurabileceği belirttiler. Japonya’daki şirketlerden yanıt almanın çok zor olduğunu, başarılsa dahi Türkiye’den böyle bir derginin tek bir sayısındaki resimler için yazılı izinleri almanın bile en az 1 sene süreceğini belirttiler. Son olarak, Ankara’daki Japonya Büyükelçiliği yetkileri dergideki tüm resimler için yazılı izin alınıncaya kadar derginin durdurulması konusunda çok ciddi bir uyarıda bulundu. Sonuç olarak derginin yeni sayısı tamamen basıma hazır olmasına rağmen basılamadı. Verilen çabalar sonuç vermedi ve maalesef dergi kapandı.”

İnci gurami. balık resimleri

İnci gurami (Trichogaster leeri), doğal yaşam alanı Asya olan, yaklaşık 10-12 cm boyunda Osphronemidae ailesine ait bir balık türü.

Aynı yaşam ortamından barışcıl türler ile karma akvaryumlarda beslenebilir. Akvaryumun üst ve orta düzeylerinde yüzer. Yumurtayla çoğalır, erkek suyun üzerine köpükten yuva yapar ve yumurtalara burada bakar. Su üstü bitkilerinin olması üremeyi kolaylaştıracaktır. Akıntısız akvaryumlardan hoşlanırlar. Hepçildirler.

Karl Briullov. resimler

Karl Parlovich Briullov (Rusça : Карл Павлович Брюллов) (d. 12 Aralık 1799, St. Petersburg - 11 Haziran 1852, Roma) uluslarası ün kazanan ilk Rus ressamdı. Rus neoklasizim ve romantizmindeki öncü kişi olarak görülmekte ve arkadaşları tarafları tarafından “Büyük Karl” olarak çağırılmaktaydı.

St. Petersburg’da Fransız bir aileden Carlo Brulleau isminde doğan Briullov; 1822′ye kadar bu ismi kullanmıştır. İmparatorluk Sanat Akademisi’nde (1809-1821) eğitim almasına rağmen; klasik tarzı öğretmenleri ve kardeşine rağmen sevememiştir. Bu vesile ile, Rusya’yı terkedip Roma’ya yerleşmiş ve burada 1835 yılına kadar genelde portre üzerine çizimler yapmıştır. Ancak ünü tarihsel resimler çizmeye başladığında yayılmıştı.

En fazla tanınmış eseri, Pompey’in Son Günleri (1830-1833) eseridir. Alexander Pushkin ve Gogol’dan Peter Paul Rubens ve Van Dyck’a kadar karşılaştırılmış, sanat tarihinin ölümsüz eserleri arasına girmiştir. Bruillov bu dönemde Avrupa’nın en iyi ressamlarından biri olarak kabul edilmiştir. Bu eserini tamamladıktan sonra, Rusya’nın başkentine geri dönmüş ve aristokratlar ve elit entelektüeller bir çok dost edinmiş; İmparatorluk Sanat Akademi’sinde de yüksek bir konum kazanmıştır.

Akademi’de öğretmen olarak ders verirken (1836 - 1848) yeni bir portre tarzı geliştirir ve bu neoklasik basitlik romantik dokunuşu içinde bulundurur, realizm becerisi ile beraber yüksek seviyede psikolojik öğeler içeren resimler yapar. St. Isaac Katedrali’nin kubbesi için çalışırken, sağlığı bir anda bozulmuştur. Doktorlarının önerilerini dinleyen Briullov 1849′da Madeira’ya taşınmış ve son üç yılını İtalya’da geçirmiştir. Roma’da Cemetrio degli Inglesi mezarlığında gömülmüştür.

Bir Türk Kızı

Karl Briullov’un eserleri arasında en ilginçlerinden biri de 1837 ile 1838 yılları arasında çizdiği “Bir Türk Kızı” isimli portresidir. Bu dönemde Akademi’de öğretmen olarak ders veren Briullov; neoklasik basitliği ilk olarak bu resimde uygulamış ve romantik dokunuş da eserine yansımıştır. Türk kızının giydiği elbisesi, şapkası ile de o dönemdeki Türk kadınına ışık tutar.

Bu resim Moskova’daki Tretyakov Galeri’sinde bulunmaktadır ve yağlı boya ile tuval üzerine çizilmiştir. Bir Türk Kızı’ndan önce çizdiği eserlerde genelde karanlık bir arka plan kullanan Briullov bu eserinde kırmızı bir renk kullanmıştır.